
Hollandaca randevu ayarlamak için kısa cümleler
Sosyal medyada paylaş:
Günlük hayatta sık sık plan yapman ve randevular ayarlaman gerekir. Hollandaca’da insanlar bunun için genelde kısa cümleler kullanır. Bu yazıda, bir şeyi ayarlaman ya da planlaman gerektiğinde kullanabileceğin işe yarar kalıpları öğreneceksin.
Kısa cümleler bazen neden zorlayıcı olur?
Hollandaca konuşmalarda sık sık kısa cümleler duyarsınız. Bunlar, örneğin, tepkiler veya kısa açıklamalar olabilir. Hızlıca söylenirler, ancak anlamadığınız takdirde doğru şekilde yanıt vermek zorlaşır.
Bazı cümlelerin mecazi bir anlamı vardır. Bu, kelimelerin tam olarak yazıldığı şeyden farklı bir şey ifade ettiği anlamına gelir. Bu yüzden, bu tür cümlelerin ne anlama geldiğini bilmek işinize yarar.
Planlar ve randevular yapmak: ne söyleyebilirsin?
Hollanda’da randevuları ciddiye almak ve zamanında gelmek önemlidir. Bu yüzden günlük hayatta sık sık plan yapman gerekir. Bir arkadaşla buluşma, doktor ziyareti ya da okul ödevi için bir son teslim tarihi düşün. İş yerinde de bir sürü randevu ayarlar ve planlama yaparsın: kim ne yapacak, bir şey ne zaman bitecek, hangi iş öncelikli?
Bazen her şey düşündüğün gibi gitmez. Geç kalırsın ya da bir randevu ertelenir. Böyle durumlarda Hollandalılar genelde kısa cümleler kullanır. Bu cümlelerle ne olup bittiğini hızlı ve net bir şekilde söyleyebilirsin. Böylece daha iyi iletişim kurar ve yanlış anlaşılmaların önüne geçersin.
Plan ve randevu yaparken kullanılabilecek kısa cümleler.
‘Dat red ik niet.' ('Bunu başaramam.')
Anlamı: Zaman ya da enerji olarak bir şeyi başaramayacaksın. Zamanında bitiremeyeceğini ya da bir şeyin çok fazla geldiğini fark ettiğinde bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik moet om 5 uur weg, maar ik ben nog niet klaar. Dat red ik niet.’ (‘Saat 5’te çıkmam gerek, ama henüz bitirmedim. Bunu yetiştiremem.’)
‘Het gaat me niet lukken.’ (‘Başarabileceğimi sanmıyorum.’)
Anlamı: Bir şeyi yapmanın mümkün olmayacağını düşünüyorsun, çoğunlukla zamanın az olduğu için ya da iş çok zor olduğu için. Zamanında yetişemeyeceğini erkenden söylemek için bunu kullanırsın.
Örnek: ‘Het gaat me niet lukken om vandaag alles af te maken. Ik heb meer tijd nodig.’ (‘Bugün her şeyi bitirmem başarabileceğimi sanmıyorum. Daha fazla zamana ihtiyacım var.')
'Het lukt me niet.' ('Bunu yapamam.')
Anlamı: Bir randevu ayarlamaya ya da bir şeyi halletmeye çalışıyorsun ama olmuyor. Bunun nedeni zaman ya da yoğunluk olabilir. Neden henüz başaramadığını açıklamak için bunu kullanırsın.
Örnek: 'Het lukt me niet om met hem af te spreken. Mijn agenda zet vol.’ (‘Onunla randevulaşmayı başaramıyorum. Takvimim çok dolu.’)
‘Dat haal ik niet.’ (‘Ona yetişemem.’)
Anlamı: Bir son teslim tarihini ya da zamanı yakalayamazsın. Bu kalıp ‘bunu yetiştiremem’e benzer ama daha çok teslim tarihleri ve randevular için kullanılır.
Örnek: ‘Je vraagt of ik het vandaag kan afmaken, maar dat haal ik niet.’ (‘Bugün bitirebilir miyim diyorsun, ama ona yetişemem.’)
‘Ik loop achter.’ (‘Geride kaldım.’)
Anlamı: Planladığından daha geç durumdasın. İşinde ya da planında gecikme olduğunda bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik loop achter met mijn voorbereiding, dus ik ben nog niet klaar.’ (‘Hazırlığımda geride kaldım, o yüzden henüz bitirmedim.’)
‘Ik heb er de tijd niet voor.’ (‘Bunun için zamanım yok.’)
Anlamı: Çok meşgulsün ve bir şeyi yapamazsın. Bir görev ya da randevu için vaktin olmadığında bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik wil je helpen, maar ik heb er vandaag de tijd niet voor.’ (‘Sana yardım etmek isterim, ama bugün bunun için zamanım yok.’)
‘Het loopt uit.’ (‘Uzuyor.’ / ‘Sarkıyor.)
Anlamı: Planlanandan daha uzun sürüyor. Toplantılar, randevular ya da yolculuklar için bunu söylersin.
Örnek: ‘De afspraak loopt uit. Ik ben iets later thuis.’ (‘Randevu uzuyor. Eve biraz geç gelirim.’)
‘Ik schuif het door.’ (‘Bunu ileriye atıyorum.’)
Anlamı: Bir şeyi daha sonraki bir ana kaydırıyorsun. Şu an bir şeyi yapamadığında ve daha sonra yapacağında ya da bir randevuyu ertelediğinde bunu kullanırsın.
Örnek: ‘Ik red het vandaag niet. Ik schuif het door naar morgen.’ (‘Bugün yetiştiremem. Bunu yarına erteliyorum.’)
‘Dat komt later.’ (‘O sonra gelir.’)
Anlamı: Onu daha sonra yaparsın. Bir şey acil olmadığında ve ertelediğinde bunu söylersin.
Örnek: ‘We gaan straks opruimen. Dat komt later wel.’ (‘Birazdan toparlayacağız. O sonra gelir zaten.’)
‘Ik kom erop terug.’ (‘Buna dönerim.’ / ‘Konuya geri döneceğim.’)
Anlamı: Cevabı sonra verirsin. Şu an bilmediğinde ya da önce bir şeyi kontrol etmen gerektiğinde bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik moet het even nakijken. Ik kom erop terug.’ (‘Şunu bir kontrol etmem gerek. Buna dönerim.’)
‘Ik pak het op.’ (‘Ben hallederim.’ / ‘Ben üstlenirim.’)
Anlamı: Onu sen ayarlayacak ya da yapacaksın. Sorumluluk aldığında bunu söylersin.
Örnek: ‘Laat het maar aan mij over. Ik pak het op.’ (Örnek: ‘Bunu bana bırak. Ben hallederim.’)
'Ik laat het liggen.' (‘Öylece bırakıyorum.’)
Anlamı: Şimdi yapmıyorsun. Bir şeyi olduğu gibi bırakıp sonra tekrar ele alıyorsun (ya da hiç yapmamaya karar veriyorsun).
Örnek: 'Ik heb nu geen tijd om dit te beantwoorden. Ik laat het even liggen en reageer morgen.' (‘Bunu cevaplamak için şu an zamanım yok. Bir kenara bırakıyorum, yarın cevap veririm.’)
‘Ik zet het uit.’ (‘Bunu devrediyorum.’ ya da ‘İletiyorum.’)
Anlamı: Bir şeyi başka birine, mesela bir iş arkadaşına ya da departmana havale ediyorsun. Konu sana ait olmadığında bunu söylersin.
Örnek: ‘Dit is een technische vraag. Ik zet het uit bij ICT.’ (‘Bu teknik bir soru. Bunu BİRİM’e iletiyorum.’)
‘Dat heeft prioriteit.’ (‘Bunun önceliği var.’)
Anlamı: Bu en önemli şey ve önce yapılmalı. Yapılacak işler arasında seçim yapman ve sıralaman gerektiğinde bunu söylersin.
Örnek: De klacht van de klant heeft prioriteit. Doe dat eerst. (‘Müşterinin şikâyetinin önceliği var. Önce onu yap.’)
‘Dat is dringend.’ (‘Bu acil.’)
Anlamı: Hızlıca yapılması gerekir. Bir şeyin ivediliği varsa ve bekleyemeyeceğinde bunu söylersin.
Örnek: 'De bestelling moet vandaag weg. Dat is dringend.' (‘Sipariş bugün çıkmalı. Bu acil.’)
‘Dat is nog niet rond.’ (‘Bu daha tamamlanmadı.’ / ‘Bu netleşmiş değil.’)
Anlamı: Henüz ayarlanmamış ya da karara bağlanmamış. Onay, bilgi ya da para beklediğinde bunu söylersin.
Örnek: De planning is nog niet rond. We wachten op de bevestiging. (‘Planlama daha netleşmiş değil. Onayı bekliyoruz.’)
‘Ik ben er klaar voor.’ (‘Hazırım.')
Anlamı: Hazırlıklısın ve başlayabilirsin. Yola çıkmaya hazır olduğunda bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik heb alles geoefend. Ik ben er klaar voor.’ (‘Her şeyi çalıştım. Hazırım.’)
‘Daar ga ik voor.’ (‘Bunun için uğraşıyorum.’ / ‘Buna odaklandım.’)
Anlamı: Bu senin hedefin ya da seçimin. Motive olduğunu ve bir şeyi gerçekten yapmak istediğini gösterdiğinde bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik wil dit jaar mijn diploma halen. Daar ga ik voor.’ (‘Bu yıl diplomamı almak istiyorum. Bunun için uğraşıyorum.’)
‘Ik moet er vandoor.’ (‘Çıkmam gerek.’)
Anlamı: Gitmek zorundasın. Bir yere gitmen gerektiği için bir konuşmayı kibarca bitirmek istediğinde bunu söylersin.
Örnek: ‘Ik moet er vandoor, ik heb een afspraak bij de dokter.’ (‘Çıkmam gerek, doktorda randevum var.’)
‘Het komt mij (niet) goed uit.’ (‘(Bana) uyar (uymaz).’)
Anlamı: Zaman ya da randevu senin planına (uymaz) uyar. Birisi bir saat önerdiğinde ve sen o saati uydurabiliyorsan ya da uyduramıyorsan bunu kullanırsın.
Örnek: ‘Dinsdag om 15:00 afspreken? Ja, dat komt mij goed uit.’ (‘Salı günü saat 15:00’te buluşalım mı? Evet, bana uyar.’)
Örnek: ‘Morgen om 9 uur bellen? Dat komt mij niet goed uit. Kan het om 11 uur?’ (‘Yarın saat 9’da arayalım mı? Bana uymaz. Saat 11’de olabilir mi?’)
'Daar ga ik vanuit.' ('Öyle olduğunu varsayıyorum.')
Anlamı: Bir şeyin öyle olduğunu bekliyorsun. Bir varsayım yapıp ona göre plan yaptığında bu cümleyi kullanırsın. Şu anlama gelir: aksi bir şey duymadığım sürece bunun doğru olduğunu düşünüyorum.
Örnek: 'Je stuurt de informatie vandaag nog, toch? Oké, daar ga ik van uit.' (‘Bilgiyi bugün gönderiyorsun, değil mi? Tamam, öyle varsayıyorum.’)
Dili Öğrenmek İstiyorsanız Pratik İpuçları
Hollandacayı daha iyi anlamak istiyor musunuz? O halde
Bir cümleyi anlamadınız mı? Sorup öğrenmeye çalışın. Örneğin, birinin bir şeyi gerçek anlamda mı yoksa mecazi olarak mı kastettiğini sorun. Duruma ve bağlama da dikkatlice bakın. Özellikle ironide bu çok önemlidir.
Pratik yapmaya devam edin ve hata yapmaktan korkmayın. Bu şekilde adım adım daha çok şey öğrenirsiniz. Hollandaca dili ve kültürü hakkında daha fazla bilgi edinmek için RefugeeHelp'e de bakın.