Kaynak: Maarten Hoff
Deneyimler

Suriyeli Yousef (28) Belediye Meclisi'ne Girmeye Aday: "Oy Hakkınız Var, Kullanın. Hollanda'da Siz de Varsınız”

Son güncelleme: 12.02.2026 10:10

Yousef (28), 4 yıldır Hollanda vatandaşı. Yaklaşan yerel seçimlerde Wijchen'de GroenLinks-PvdA listesinden 5. sırada yer alıyor. Belediye meclisine girme ihtimali yüksek. "Politika, bir şeylerin karşılığını vermenin en iyi yolu gibi geldi."

3 Kez Başvurdum, Sonunda Annem Babam da Hollanda'ya Gelebildi

Yousef, Suriye'den Hollanda'ya tek başına geldiğinde 17 yaşındaydı, 18'inde ise iltica amaçlı oturum izni aldı. GİB'e göre artık ebeveynlerine ihtiyacı yoktu; sonuçta reşitti. Ancak Yousef, Hollanda yasalarına göre ailesini getirme hakkı olduğunu biliyordu ve pes etmedi. "Kolay olmadı," diyor. "Başvurum ilk üç seferde reddedildi, ancak dördüncüde kabul edildi."

Yousef şimdi Nijmegen yakınlarındaki Wijchen'de yaşıyor. Akıcı Hollandacası var, Amsterdam'da havacılık mühendisliği okuyor,

'da gönüllü ve 2 yıldır
üyesi. Anne babası ve kız kardeşi ise sadece 5 dakika ötede oturuyor. Yousef: "Yani prensipte her gün ailemin yanındayım. Hatta her gün onlarda yemek yerim, annem çok güzel yemek yapar. Ama kendi özel alanım da var."

Sadece İlk Seferde Oy Kullanmadım, Nasıl İşlediğini Bilmiyordum

Yousef, siyasete her zaman ilgi duyduğunu söylüyor. Suriye'de zaten hiç oy kullanma şansı olmamıştı, 18 yaşından küçüktü. Üstelik orada vereceği oyun bir anlamı olmayacağını da biliyordu; çünkü kazanacağı kesin olan tek bir parti vardı.

Hollanda'da ise her seçimde oy kullandı: 2 kez

, 3 kez de
için. Yousef: "Sadece ilk seferde oy kullanmadım çünkü sistemin nasıl işlediğini bilmiyordum.

Parti programlarını okudu, oy pusulası rehberini (stemwijzer) kullandı, her gün gazeteleri takip etti. Yousef'e göre oy kullanması çok doğal: "Biliyor musun, ben artık Hollanda'nın bir parçasıyım. Gönlüm Hollanda'da. Buraya geldiğimde çok cana yakın insanlarla tanıştım. Kendimi hoş karşılanmış hissettim. Bu ülkeye bir şeylerin karşılığını vermek istedim. Ve düşündüm ki, beğenmediğim şeyleri değiştirmenin en iyi yolu siyaset."

Her Şey Aslında Kral ve Kraliçe'nin Davetiyle Başladı

Politikaya nasıl girdiniz sorusuna Yousef şöyle yanıt veriyor: "Aslında siyasi kariyerim D66 ile başladı. 2019'da, yeni gelenler için düzenledikleri bir etkinliğe davet etmişlerdi beni." Hemen öncesinde Yousef, ElanArt

vakfında gönüllü olmuştu ve o yıl vakıf, 'Appeltje van oranje' ödülünü kazandı. Oranje Fonds tarafından her yıl verilen bu ödül, Hollanda'da insanları bir araya getiren üç başarılı girişime takdim ediliyor. Yousef'in dahil olduğu proje, sığınmacı merkezlerindeki gençlere odaklanıyor; onları sanat, yaratıcı ve sportif projelerle harekete geçirmeyi ve Hollanda toplumuna kazandırmayı hedefliyor.

Ödülleri her yıl Kraliçe Máxima takdim ediyor. Bu nedenle Yousef ve diğer gönüllüler Kral ve Kraliçe tarafından davet edildi. Yousef gururla anlatıyor: "Sığınmacı merkezinden, bir anda Noordeinde Sarayı'na!"

Yousef devam ediyor: "Ve o an düşündüm: ben de siyasetle ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Derken D66'dan davet geldi ve Sigrid Kaag ile tanıştım. Bizimle Arapça konuştu. Hem de çok iyi! Neredeyse benden daha iyiydi. Bizi aktif olmaya teşvik etti. Çünkü sağ partilerden 'geri dönmelisin, doğru düzgün bir şey yapmıyorsun' laflarını duyuyorsun. Ama o bize bu toplumun bir parçası olduğumuzu söyledi ve yardım edeceğini belirtti. Yani her şey D66 ile başladı."

PvdA'dan meclis üyesi benimle görüşmek istedi

2021'deki Millet Meclisi seçimlerinden sonra Yousef, D66'ya artık tam olarak ait hissetmediğini fark etti. Anlatıyor: "Benim için D66'nın ne istediği biraz muğlaktı. Bazen merkezde, bazen biraz sağda duruyorlardı." Wijchen'de tanıdığı PvdA'lı meclis üyesi kendisiyle görüşmek istedi. "Bana parti grubu toplantılarını ve komisyon toplantılarını izleyebileceğimi söyledi. İşte böyle üye oldum."

Henüz 2 ay bile geçmemişti ki bir

görevinden ayrıldı ve parti ona komisyon üyesi olup olmayacağını sordu. 3 ay önce de belediye meclis üyeliği için başvurabileceğine dair bir e-posta aldı. Yousef: "Mülakata girdim, benim için neyin önemli olduğunu ve ne yapmak istediğimi anlattım. Sonra bana çok iyi bir yer verdiler, GroenLinks-PvdA ortak listesinde 5. sıradayım. Eğer bir sandalye daha kazanırsak, belediye meclisindeyim!"

Hollanda'da kendi başının çaresine bakamayan insanlar için mücadele etmek istiyorum

"Suriye'de bir geleceğim yoktu," diyor sözlerine devam ederek. "Ama burada, Hollanda'da kendime bir hayat kurabildim. Geleceğim için çalışıyorum. Yakında okulumu bitireceğim, sonra da yüksek lisans yapacağım. Şimdi de belediye meclisi seçimleri var. Kim bilir, belki 4 yıl sonra Millet Meclisi seçimlerine de katılabilirim."

Yousef, eğitimiyle siyaset arasında bir tercih yapması gerektiğini düşünmüyor. Siyasete yönelmek istediği çok açık; kalbi orada atıyor. "Siyasete gerçekten çok ilgi duyan biriyim. Bir şeylerin değiştiğini görmek isterim hep. Eğer buna kendim de katkı sağlayabilirsem, bu beni çok mutlu ediyor."

Onun için en önemlisi, ayrımcılığın daha iyi engellenmesi ve Hollanda'da kendi başının çaresine bakamayan insanlar için sesini yükseltebilmek. "Özellikle Hollanda'ya yeni gelmiş ve burada kendilerini neyin beklediğini bilmeyen insanlar için. Deneyimlerimi onlarla paylaşmayı çok seviyorum. Ben 11 yıldır buradayım."

Tabii Hollanda'da olup biten diğer meselelerle de ilgileniyor. Yousef: "Doğru olmayan şeylere karşı durmak istiyorum. Sağ partilerin, mültecilerin Hollandalıların işlerini ve evlerini ellerinden aldığına dair söylemleri gibi."

Yousef'un en büyük umudu, Suriyelilerin Hollanda'nın her yerinde oy kullanması. "Hep söylüyorum: Bu senin oy hakkın. Kullan onu. Belki hiç sahip olmadın ama şimdi var. Sen de varsın, sen de sayılıyorsun. Ne düşündüğünü göster."


Bu bilgi size yardımcı oldu mu?