
Hollanda'da çocuklar neden bu kadar erken yaşta bağımsızlaşıyor?
Sosyal medyada paylaş:
Hollanda'da çocuklar, seçimleri ve fikirleri konusunda erken yaşta bağımsız hâle gelirler. Ülkeye yeni gelmiş ebeveynler için bu, alışık olduklarından farklı gelebilir. Bu yazıda Hollanda'da anne-babalar ve çocukların birbirleriyle nasıl ilişki kurduğunu ve bu ebeveynlik anlayışının kökenlerini bulabilirsiniz.
Günlük hayatta neler görüyorsunuz?
Hollanda'da çocuklara erken yaşta oldukça fazla özgürlük tanınır. Birkaç örnek vermek gerekirse:
Yaklaşık 7-8 yaşından itibaren çocuklar okula tek başlarına bisikletle giderler.
Bazı ailelerde 5-6 yaşındaki bir çocuk, bir arkadaşının evinde
İlkokulun
Çocuklara genellikle küçük yaşlardan itibaren ne giyecekleri ya da ne yiyecekleri konusunda fikirlerini söyleme hakkı tanınır. Pek çok ebeveyn, çocuğa iki seçenek arasında tercih yapma şansı verir.
Birçok çocuğa her hafta düzenli olarak harçlık verilir. Bu, haftalık küçük bir meblağdır. Böylece çocuklar parayla nasıl başa çıkacaklarını öğrenirler.
Ebeveynler ve çocuklar birbirleriyle konuşurlar.
Pek çok Hollandalı ebeveyn, çocuğunu kendi başına bir birey olarak görür. Söylediklerini dinlerler. Sofrada sık sık şu soruları yöneltirler: "Sen ne düşünüyorsun?" ya da "Nasıl hissediyorsun?" Küçük yaştaki çocukların bile cevap vermesine izin verilir.
Ebeveynler çocuğa yalnızca ne yapması gerektiğini söyleyip kalmaz; aynı zamanda nedenini de açıklarlar. Çocuğun sadece itaat etmesini değil, anlamasını isterler. Pek çok Hollandalı ebeveyn için eğitimin temel hedeflerinden biri budur: çocuğun kendi başına düşünmeyi ve kendi kararlarını vermeyi öğrenmesi.
Bu ebeveynlik anlayışı nereden geliyor?
Bu ebeveynlik yaklaşımına yalnızca Hollanda'da rastlanmaz. Almanya, İsveç, Danimarka ve Norveç gibi ülkelerde de çocuklar erken yaşta çok fazla özgürlüğe sahiptir. Dolayısıyla bu, Kuzey ve Batı Avrupa'da olağan bir durumdur.
Yine de bu konuda Hollanda tarihinde etkili olmuş birkaç unsur var.
Polder
Hollanda bol suyu olan bir ülke. Eskiden insanların suyu durdurmak için işbirliği yapması şarttı; aksi halde sular toprağa yayılırdı. Her köyde çiftçiler ve sıradan insanlar bir araya gelip ortak karar almak zorundaydı. Herkesin söz hakkı vardı. Buna
Protestan
Uzun zaman önce Hollanda büyük ölçüde
1960'lar ve sonrası
Yaklaşık 60 yıl önce, Hollanda da dâhil olmak üzere Avrupa'nın büyük bir kısmı hızlı bir dönüşüm geçirdi. Gençler daha özgür yaşamak istiyordu. Anne-babalarının, öğretmenlerinin ya da kilisenin her şeye karar vermesini artık kabullenmiyorlardı. Bu dönemin ardından Hollanda'da ebeveynlik anlayışı da yavaş yavaş değişmeye başladı. Yeni nesil ebeveynler çocuklarına farklı yaklaştı. Daha fazla konuşup açıklama yapmaya, daha az emir vermeye başladılar. Çocuğun ne düşündüğünü ve hissettiğini dinlemeye yöneldiler.
Okulda çocuklara kendi başlarına düşünmeyi öğretirler.
Hollanda okullarında çocukların özgürlüğünü gözlemlemek mümkün. Öğretmen çocuğa sadece ne öğreneceğini söyleyip kalmaz; aynı zamanda "Sen ne düşünüyorsun?" diye sorar. Çocuklar, öğretmenin söyledikleriyle ilgili bile olsa, soru sormakta serbesttir. Bu olağan karşılanır ve saygısızlık olarak görülmez.
Hollanda'da
Farklı eğitim türleri hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misin? O hâlde
Çocuklara duyulan güven önemlidir.
Çocuklara tanınan bu özgürlüğün ardında tek bir önemli düşünce yatıyor: ebeveynler çocuklarına güvenir. Onun başarabileceğine inanırlar. Çocuk kendi başına bisiklete binebilir. Çocuk kendi seçimlerini yapabilir. Çocuk kendi kafasını kullanabilir.
Belki bu, kendi çocukluğundan tanıdık gelmiyordur. Her Hollandalı ebeveyn bu yaklaşımı aynı şekilde uygulamaz; ülkede katı aileler de var elbette. Ama ana fikir oldukça net: Hollanda'da çocuklar kendi kararlarını vermeyi öğrenir.